Bu sitede bazı çerezler bulunmaktadır. Siteye göz atmak için devam edin.

Kardeş Eğitim Projesi ( KEP )

Gönüllülük

 

Duyarlı ve yeni nesil öğrenme metodlarına uyumlu gençler hemen her konuda, dinliyor ve çözümün parçası olmak için gayret ediyor. Faal olarak da çalışmalara katılıyorlar. Sorumluluk aldığı konuya değer katmak, kendinden bir şeyler eklemek istiyor. Etkinlik içeriklerini kendilerinin oluşturmaları, attıkları temelin sağlam bir zemin oluşturacağına işaret ediyor.

Toplumsal sorunlar, eğitim problemleri gibi konularda Anadolu Vakfı bursiyerleri “Gönüllü” kimlikleri ile sosyal girişimler kurarak fark yaratıyorlar. Sorumluluk aldıkları sosyal projeler sosyal girişime evrildiği için topluma hizmet etmiş, katkı sağlamış oluyorlar. Herhangi bir kazanç beklentisinde bulunmamalarına rağmen, en büyük kazanımları edindikleri yetkinlikler ve duydukları iç huzuru oluyor.

Gönüllülük çalışmalarımızla, etkileşim içinde olduğumuz insanlarla sosyal ilişkilerimizin gelişmesini sağlıyor, ortak değerlerin oluşmasına imkan buluyoruz. Sosyal sorunlara farklı çözüm önerilerinin sunulması yoluyla da insan yaşamlarına dokunuyoruz. Yaşamda anlam, sorumluluk üstlenilerek kazanılıyor...

2019 yılı Vakfımız için “Gönüllülük Çalışmaları” alanında çok verimli bir yıl oldu. Hem Anadolu Grubu çalışanları, hem bursiyerlerimiz hem de farklı kurumlardan “gönüllü”  desteği alarak sosyal sorumluluk projelerimizle, bir soruna karşı bilinçli bir şekilde örgütlenip, yaratıcılık, iletişim, empati ve farkındalık gibi çok önemli niteliklere sahip gönüllülerimiz ile topluma katkı sağlayan aktiviteleri metodolojik yaklaşımlarla gerçekleştirdik.

Bursiyerlerimizin kendi kapasiteleri ve güçleri ile kişisel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneklerini inşa edebilmelerini sağlamayı, zaten ilk günden hedeflemiştik. Kendi yeterliliklerini, bağlarını, karakterini, güvenini artıran ve topluma katkı sağlayan iki önemli proje ile yapıcı eylemleri hayata geçirmeleri konusunda onları bu yıl da destekledik.

İstanbul Bahçelievler semtinde bir yaşlı evinin ziyaretine odaklanan BuKa – Bulmaca Karelerinden Umuda Projesi ile bilişsel anlamda yaşlı bireylere uygulanacak zihinsel hafıza egzersizleri ve bulmacalar, sosyal anlamda ise yaşlılara psikolojik anlamda iyi gelecek müzikli, eğlenceli günleri kapsayan 15 etkinlik gerçekleştirildi. 

KEP – Kardeş Eğitimi Projesi ile bireysel bağışlarla okuyan bursiyerlerimiz ise yıl boyu bağışçıları ile birarada olacakları etkinlikler düzenleyerek, yapılan bağışlarla sadece öğrenci okutuyor olmadıklarını aynı zamanda “iyi insan” yetişmesine katkı sağladıklarını bağışçıların görmelerini sağladı. Bağışlarla okutulan bursiyerler kimi zaman dezavantajlı çocuklarla biraraya gelerek onlara abi, abla oldu ve nitelikli zaman geçirdi kimi zaman ise Anadolu Sağlık Merkezi’nde tedavi gören hastalara iyileşme süreçlerinde motivasyon desteği verdi.

Almış oldukları bu önemli sorumluluklar onların gelecek yaşamlarına hazırlanmalarında yararlı olma, yeterli olma, ait olma ve dost olma gibi önemli köşe taşlarını oluşturdu.

Her zaman gündemde olan “Gençlik nereye gidiyor” sorusuna Anadolu Vakfı olarak yanıtımız; “gençlik umuda gidiyor, dünyayı yaşanılır kılmaya gidiyor”

 

Nil Çeltek

Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı

Proje ve Pazarlama Müdürü

 

KEP Kardeş Eğitim Projesi 2015 yılında Anadolu Sağlık Merkezi çalışanları olarak hayata geçirdiğimiz bir çalışma. Gönüllü bağışçılarımızın düzenli aylık katkıları ve yıl içinde yaptığımız çeşitli faaliyetlerle  gelir üretiyor ve bu geliri bizler adına da bir grup  üniversiteli gence burs sağlamaları için  vakfımıza aktarıyoruz.  Bilindiği gibi Anadolu Vakfı üniversiteye gidebilmesini kolaylaştırmak için belirli kriterleri karşılayan gençlerle mülakat yaparak burs programına kabul ediyor ve onları eğitim hayatları boyunca destekliyor. Bizler de istedik ki kendi vakfımızın bu çorbasında bizim de bir tuzumuz olsun ve gençlerin bir kısmınının burslarını da biz sağlamış olalım. Aslında eminim birçoğumuz zaten bireysel olarak gücümüz yettiğince çevremize destek oluyor ve belki de benzer şekilde gençlerin eğitimine katkıda bulunuyoruz. Ancak olaya ülkemiz ve dünyamız açısından daha geniş bir perspektiften baktığımızda geleceği bugünün gençleri  inşa edecekler  ve maalesef  onlara harcayabileceğimiz kaynaklar hep sınırlı. O zaman bu  sınırlı kaynakları öncelikli olarak aldıkları eğitimlerden azami faydalanarak onu ilerde bir katma değere dönüştürecek, kendi pırıltısını hepimizin geleceğine taşıyacak  gençlere aktarmak lazım. İşte vakfımız ile olan işbirliğinin bize sağladığı en büyük katkı da bu oldu, onlar gerçekten de bizim ulaşamayacağımız pırıl pırıl başarılı gençleri bulup çıkarmada çok deneyimli ve uzmanlar. Üstelik vakfımızın kurumsal yapısı ve işine adanmışlığı ile oluşturduğu burs programı aslında gençlere sadece maddi destek sunulan basit bir program değil, bir yandan büyük şehirlerde maddi anlamda ayakta kalabilmelerine destek olurken, diğer yandan verdikleri eğitimler, düzenledikleri sosyal faaliyetler, mentorluk programı vb. unsurlarla tüm eğitim hayatları boyunca da ellerini bu gençlerin üzerinden  eksik etmiyorlar ki bu da bizim bireysel bağışlarımızda hiçbir şekilde sağlayamayacağımız bir katma değer.

 

Yıllar içinde bireysel çabalarla kişilerin bağışlarını düzenli sürdürmelerini sağlamanın çok zor bir iş olduğunu gördük, hastanenin yoğun temposunda buna zaman ayırmamız da kolay olmuyor  ve maalesef son bir iki yıldır bu konuda kan kaybetmeye başladıki,bağış miktarlarımız düştü. O zaman düşündük ki biz çeşitli etkinlikler aracılığı ile hastanemiz çalışanları ile gençlerimizin daha sık biraraya gelmesini sağlayalım, onları görünür kılalım. Bu kazan –kazan bir iş olur,  bir yandan bağışçılarımızı hareketlendirirken, diğer yandan gençlerimizin sosyal becerilerini arttırır,  sosyal sorumluluk duygularını besleriz, hatta bu etkinlikler sayesinde onlara ilerde işlerine yarayacak çeşitli yetkinlikler bile kazandırabiliriz dedik. 2018 yılını Anadolu Vakfı bursiyerleri, mezunlar ve çalışanlarımızı hastanemizde biraraya getiren bir tiyatro etkinliği ile kapadık, birlikte çok keyifli bir oyun izledik.  2019 yılı bu anlamda çok çok  faal geçti, vakfımızın sosyal sorumluluk projeleri kapsamında hastanemizde sağlık taraması yapılan çocukların geldiği günler AnadoluKEP projesi kapsamında desteklenen bursiyerlerimiz de  gelerek dışarıda muayene için sırasını bekleyen çocuklarla ilgilendiler, resim yaptırarak, oyun oynayarak rahatlamalarını sağladılar. 14 Mart Tıp Bayramı’nda kendi arkadaşlarının balomuzda bir dans gösterisi yapmasını sağlayarak kutladılar bayramımızı. Hemşirelik haftamızda  yine kendi sosyal ilişkilerini kullanarak hemşirelerimiz için güzel sürprizler hazırladılar, sayelerinde çok keyifli bir Osman Hamdi Bey sunumu izledik, yine kendi gayretleri ile bağış aldıkları çok güzel resimlerle bir sergi açarak hem hemşirelik haftamızı şenlendirdik, hem projemize bağış sağladık. Birlikte yaptığımız Kuzguncuk gezisi bizleri birbirimize daha da yakınlaştırırken onlara da yaşadıkları şehir üstüne farklı bakış açıları kazandırdı. Hep birlikte hastanemiz bahçesinde onların ve projemizin adını yaşatacak bir korunun ilk ağaçlarını diktik, 20 tane sedir çamımız oldu üzerinde isimlerimiz yazılı. Yazın bursiyerlerimiz ve çalışanlarımız için harika bir yaz partisi yaptık, hep birlikte yedik, içtik, şarkı söyledik, dans ettik ve bir yandan eğlenirken bir yandan da onların eğitimleri için bağış topladık.

2019 da beni çok mutlu eden bir olay da Anadolu Vakfı’nın Mentorluk Programına ASM çalışanlarının mentor olarak katılmak için göstediği ilginin nasıl da hızlı arttığını görmekti. Şüphesiz bunda programa dahil olan ilk mentorlarımızın rolü büyük ama AnadoluKEP projesi kapsamında hem birer mentor olarak, hem her fırsatta hekim arkadaşlarımızla konuyu paylaşarak  bu ivmenin kazanılmasında bizlerin önemli rolümüz olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Ve geçtiğimiz yıla şöyle bir dönüp bakınca saydığım etkinlikler, birliktelikler ile  bursiyer gençlerimiz ve bizler, tıpkı  mentorluk programımızda olduğu gibi, karşılıklı çok şey öğrenmiş, çok beslenmişiz. 2015 de elimizdeki kaynağı vakfımıza yönlendirip AnadoluKEP işbirliğini başlatmakla ne güzel bir iş yapmışız diyor ve diğer tüm grup şirketlerimiz  ile çalışanlarını benzer projeler ile Anadolu Vakfı’ na el vermeye çağırıyorum.

 

Dr. İnci Karaarslan

Anadolu Sağlık Merkezi

Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzmanı

 

“Dünya malı,dünyada kalır”

Robert Kennedey,1968’de bir üniversitede yaptığı konuşmasında çok önemli bir tespitte bulunmuş. Diyor ki” Gayrisafi yurtiçi hasıla çocuklarımızın sağlığını,aldıkları eğitimin kalitesini hesaba katmıyor. Edebiyatımızın ve sanatımızın güzelliğini hesaplamıyor.Siyasal tartışmalarımızın niteliğini dikkate almıyor.Ülkemize sevgimizi ve bağlılığımızı da önemsemiyor.Özetle gayrisafi yurtiçi hasıla hayatı yaşanabilir kılan unsurlar hariç her şeyi ölçüyor !”

Teknolojik gelişmeler yaşamın her alanında getirdiği kolaylıklarla bize çoğunlukla güzel tarafını gösteriyor.Teknolojik devrimlerle uygarlık kendini aşıyor.Ama değişim her zaman yalnız güzel yanlarıyla gelmiyor.Her değişimin karanlık bir yanı da var.Yaratıcılık beraberinde yıkıma da neden oluyor.Bu arada gelir dağılımındaki adaletsizlik daha da belirginleşiyor.Bu durum herkes için ciddi bir tehdit.Bu noktada,bireylerin fırsat eşitliği yaratmak adına toplumsal sosyal sorumluluk bilincine varması tüm dünya için çok yararlı.

Rahmetli anneanem ihtiyacı olanlara sürekli destek olurdu.Bunu hem insanlık adına hem de kendi iç huzuru için yaptığını söyler,hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını,mutlaka bir şekilde geri döneceğini hatırlatırdı.Sık sık tekrarladığı “Dünya malı,dünyada kalır” sözü,evimizde O’nunla özdeşleşmişti.

Yıllar geçip,olgunlaştıkça yaşamın anlamı zihnimde net olarak belirmeye başladı.Anneannemi daha iyi anlar oldum.Her dönemde,ihtiyaç duyanlara karınca kararınca misali yardımlarda bulunmak kendimi hep çok iyi hissettirdi.Önceki yıllarda tanıdığım ihtiyaç sahiplerine direkt ulaşırken,daha sonraları STK’ları tercih eder olmuştum.Bir dönem,bende bağışların amacına uygun kullanılmadığı gibi bir algı oluşmuş ve güven eksikiği yaratmıştı.

2010 yılında ASM’de çalışmaya başladım.Bu sayede hem hastanemizdeki çabalara,hem de Vakıfımızın çalışmalarına tanık oldum ve gençlerin bir kısmı ile tanıştım bile.Gelecek adına umutlarım çok arttı. Bana,gönül rahatlığı ile destek olabileceğim,çok doğru bir kulvarda olduğum güvenini sağladı.Pırıl pırıl bu zihinler için,fırsat eşitliği yaratmaya yönelik çabanın minik bir parçası olduğumu düşünüyorum ve bu beni çok mutlu ediyor.

Sahile vurmuş,binlerce deniz yıldızından birini bile suya atmanın,onun için çok şeyi değiştireceğini bilmek bence çok çok önemli...

 

Dr. A. Nadir Tosyalı

Anadolu Sağlık Merkezi

Çocuk Cerrahisi Uzmanı