Bu sitede bazı çerezler bulunmaktadır. Siteye göz atmak için devam edin.

Gelecek İçin Gençlik

GELECEK İÇİN GENÇLİK PROGRAMI

Çalışma hayatına bu günlerde adım atan gençler, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde çalışanların yüzde 70’ini oluşturacaklardır. Hayatın merkezine yerleşecek bu gençlik enerjisinin nasıl organize edildiğini bilmek, orta ve uzun vadede toplumun nereye gittiğini de bize gösterecektir. Toplumun nereye gittiğini merak etmek, gelecek planı olan kurumları yakından ilgilendirmektedir. Farklı kuşakları mercek altına alıp çalışma yapan akademisyenlerin yanında en ilginç çalışmaları, şirketlerin, kurum ve kuruluşların insan kaynakları birimleri ortaya çıkartmaktadır. Gelecekte kimlerle iş yapacaklarını, çalışacaklarını, yeni nesillerin hangi özelliklerinin ön plana çıkabileceğini bilmek, elbette onlar için daha önemli gibi gözükebilmektedir. Ancak gençlerin çalışma düzeyleri, yaptıkları işlerden tatmin olma, ekip uyumu, açık sözlülük, duygusallık ve geleneklere bağlı olup olmama durumları, gelecekte etkinliğini sürdürmek isteyen tüm kurumları ilgilendirmektedir.

 

 

Yakın gelecekte hayatın merkezine oturacak gençler, araştırmacılar tarafından kuşaklara ayrılarak anlaşılmaya çalışılmaktadırlar. Doğum aralıklarına göre X, Y, Z gibi harfler verilerek tanımlanmaya çalışılan kuşakların yanında, doğdukları yılların özelliklerine göre, “değişim kuşağı, savaş kuşağı, ümit kuşağı, depresyon kuşağı” gibi isimler de kullanılmıştır. Kuşaklar hakkında yapılan araştırmalar, genelde ABD ve AB merkezli olduğu için, bunları Türkiye şartlarında yeniden ele alan akademisyenler olmuştur. Gençlik hakkında çıkartılan raporlardan ve TÜİK verilerinden yola çıkarak Türkiye’nin kuşak haritasını çıkartmaya çalışan araştırmacılar, kaynakların yetersizliğinden şikâyet etmektedirler. Türkiye şartlarında bakıldığında TÜİK verilerine göre toplam nüfusun yüzde 40’ını genç nüfus oluşturmaktadır. Beraber çalıştığımız ya da çalışacağımız gençleri anlamak ve ideal bir gelecek formülü oluşturabilmek için öncelikle, bu gençlerin yetiştirilme özellikleri, karakterleri, beğenileri ve tercihleri hakkında yapılan araştırmalara göz atmak gerekmektedir. 

37. kuruluş yılında Anadolu Vakfı, kuruluş misyonu çerçevesinde bursiyerlerine yalnızca maddi destek sağlamakla kalmayıp, onlara kendilerini geliştirme fırsatları da sunmakta ve bu bağlamda farklı eğitim ve etkinlikler ile gelişimlerini desteklemeyi amaçlamaktadır.